Kariyer Kumbarası

İş hayatındaki kariyer yolculuğu otoyolda araç sürmek gibidir. Kendimizi genelde güvende hissettiğimiz yer orta şerittir. Soldaki şerit aklımızı, sağdaki şerit ise kalbimizi işaret eder. Umutlandığımız zaman gözümüz sol şeritte, umudumuz azaldığında ise sağ şeritte olur. İş hayatımızda bizi şerit değiştirmeye teşvik eden olumlu ya da olumsuz sayısız deneyim yaşarız. Önemli olan hızı ayarlamak, kontrolü kaybetmemek ve zamanı denk getirmektir. Bu nedenle, kariyer yolculuğumuzda gaza gelip sollamadan önce aklımızın; pes edip sağa yanaşmadan önce ise kalbimizin onayını almakta fayda var. Ara sıra ise yenilemek ve yenilenmek için mola verip dinlenmeye ihtiyacımız var.

İnsanoğlunun fark edilme, değer görme ve takdir edilme beklentisi, en güçlü içsel motivasyon tetikleyicisidir. İnsan bulunduğu ortamda farklılığı ile boşluk doldurmayı ve kendini ifade etmeyi ister. Aile hayatı da olsa, iş hayatı da olsa, arkadaş gruplarında da olsa herkesin dikkatini çekecek bir özelliğimiz, yani güçlü yönlerimiz ile fark oluşturmak ve dikkat çekmek isteriz. Bir ortamdaki devamlılığımızı sağlayan unsur da bu fark oluşturan özelliğimizdir. Bu farklılıklarımız bizlerin gelecek rotasını belirleyen hayattaki iddia ve mutluluk noktalarımızdır. İş hayatındaki bu farklılıklarımız, yeterliliklerimiz, yetkinliklerimiz deneyim ile birleştiğinde kariyer yolculuğumuz da şekillenmiş olur. Bundan sonra önemli olan konu, bu yolculuğun akıl ve gönül uyumu içerisinde mümkünse bizlerin kontrolünde kararlı bir şekilde sürdürülmesidir. 

İş hayatı hayallerle başlayan sonrasında gerçeklerle yüzleştiren bir süreçtir. Bu süreçte kimi uzmanlaşarak ve kendi alanını belirleyerek dikey kariyer peşinde koşarken, kimileri ise bir sebeple farklı bir alanda yolculuğa devam etmek için şerit değiştirerek yatay kariyer arayışında olur. Önemli olan kendi güçlü yönlerinin yani farklılıkların ile beklenti içerisinde olduğun kariyer durağının yetkinlik, deneyim ve zamanlama açısından uyum içerisinde olmasıdır. Kendimizi bazı pozisyonlar için aday olarak görsek de ya da başkaları bizi aday olarak gösterse de bazen önemli olan sizin ya da pozisyonun doğruluğu değil zamanlamanın doğru olmasıdır. Erken ya da geç olmak çok şeyi etkiler. Bazen bir sonraki zamansız durak sonraki diğer kariyer duraklarının önünde en büyük engel olur ve bizi farklı kariyer arayışlarına iter.

Kariyer yolculuğu tek başına değil birlikte yapılan bir yolculuktur. Her durak yeni insanlarla umut verici bir başlangıcı ve aynı zamanda bazı vedaları da içinde barındırır. Yolculuğumuzun kalitesini, uzunluğunu ve rotasını belirleyen en önemli unsurlardan biri yol arkadaşlarımızdır. Onları önemsememiz ve hissettirdiğimiz güzel duygular, performansları ve gelişimlerine yapmış olduğumuz katkı, doğru bir iletişim ve empati dili yolun da, yolculuğun da, yol arkadaşlığının da kalitesini arttırır. Geçmişte bıraktığımız iz ve izlenim geleceğimizin belirleyicisidir. Yolu kazanmak için önce yol arkadaşımızı kazanmamız gerekiyor. Yol arkadaşlarımızı göz ardı edersek yolcuğumuzun sınırlı olacağını da bilmemiz ve şikayet etmememiz gerekiyor. Ne kadar nitelikli ve yetkin olursak olalım! Maalesef o kadar çok örnek var ki!

Hedeflediğimiz kariyer durağı ve aramızdaki zamanlama ve uyum, bazen sağduyu ile sabretmemizi bazen ise kararlılıkla mücadele etmemizi gerektirir. İdeal olanı doğru zamanda, doğru durakta, doğru şirkette kariyerimizle buluşmamızdır. Önemli olan bilgi, yeterlik, yetkinlik ve deneyim olarak tam hazır olmadan durakta inmeyi heves etmemek ve daha da kötüsü talep etmemektir. Eğer hazır hissetmiyorsak sabretmeyi, hazır hissediyorsak ise asla vazgeçmemeyi öğrenmeliyiz. Ayrıca, olmadığında hayal kırıklıklarının bizi yönetmesine izin vermeden kaldığımız yerden devam etme kararlılığını göstermeliyiz. Bu süreçte akıl ve gönül çelişmemeli ve çekişmemeli. Her şeye rağmen en önemli kariyer yolculuğunun sevdiğimiz işi yapmak ve yaptığımız işi sevmek olduğunu asla aklımızdan çıkarmayalım. Daha da önemlisi bu yolculuk boyunca kendi ilkelerimizden taviz vermemeye, herkese ve her şeye rağmen insan olmaya ihtiyacımız var.

Bu yolculukta farklılıklarımız önemli dedik; hız, kontrol ve zamanlama önemli dedik; hazır bulunuşluk önemli dedik, yol arkadaşlarımız önemli dedik. Son bir şey daha kaldı. Yolculuğumuzun en başında dışımızı şekillendirmeden önce içimizi doldurmamız gerektiğini unutmayalım. Öncelikle dışa doğru değil içe doğru büyümemiz gerekiyor. İnancımızın, güvenimizin, umudumuzun ve yetkinliklerimizin büyümesinden bahsediyorum. Yaşadığımız hayatı değil, kendimizi zenginleştirmemiz gerektiğinden bahsediyorum. İçimizi doldurmaktan, kendimizi biriktirmekten bahsediyorum. Kariyer kumbaramızı doğru şeylerle ve yeteri kadar doldurmaktan bahsediyorum. Açtığımızda hayal kırıklığına uğramamak ve suçlu aramamak için!

İnsanlar çoğu zaman gerçekten ihtiyacı olduğu ya da kendilerine uyduğu için bir şeyler istemez, sadece başkalarında olduğu için ister. Kariyer yolcuğu ise kişiye özeldir, kopyalanamaz, taklit edilemez; sadece ilham alınır. İstenen değil inşa edilen bir süreçtir. Yolculuktaki en büyük güvencemiz yolluğumuzdur; yola çıktıklarımızdır, yolda bulduklarımızdır, yolda keşfettiklerimizdir; yani biriktirdiklerimizdir!